HABER SPOR TİCARET İLAN KENT HARİTA EĞİTİM MAGAZİN ERKEKÇE KADINCA TEKNOLOJİ SAĞLIK LİNK EĞLENCE HAVA VİDEO FOTOĞRAF YAZARLAR ETKİNLİK
Konuk Yazar -Yusuf Gezgin
" Yazarın biyografisi "

MERHAMET VE MARAZ; ŞAPKA VE GEMİ

19 Ocak 2012
Okunma Sayısı : 190

“Merhametten maraz doğar” derler. Bu büyük oranda yanlış bir sözdür. Bizim medeniyetimiz bir merhamet, bağışlama, af medeniyetidir. Allah kitabında sürekli “aff”dan bahseder  ve affedenleri sevdiğini söyler. Ancak yerinde kullanılmayan merhametin, ölçüsüz ve sınırsız affın da maraz doğurduğu bir gerçektir. İnsanlar kendi haklarına tekabül eden suçlarda, cürümlerde aff ile muamele edebilirler ve muhataba merhametli davranabilirler. Bu o kişinin bileceği bir şeydir. Ancak amme hukukuna, millet hakkına tecavüz vaki, toplumun geleceğine tasallut edilmişse ve bu bir alışkanlık haline getirilmişse, üstelik bu taciz ve tecavüzler üst perdeden, tehditkâr ve ukalaca yapılıyorsa, bunun hakkı ancak kötektir. Bu tür kimselere merhametten maraz çıkar. Bu cinsten insanlara aff ve mülayemetle muamele aynı hareketlerin devamına davetiye demektir. Böylesi durumlarda sergilenen ılımlı ve affedici tavır ve tutumlar iç barışa, huzura hizmet etmeyeceği gibi, benzer niyeti taşıyanlara karşı korkaklık, çekiniklik ve cesaretsizlik olarak anlaşılır. Kan dökmeyi, tehdidi ve şiddeti, baskıyı alışkanlık haline getirmiş kimselere karşı adaleti sonuna kadar tesis etmek ve en küçük bir yumuşama, merhamet alameti sergilememek, benzer muamelelere yeniden maruz kalmamanın gereğidir. Aksi takdirde sizin merhamet ettiğiniz, canını yakmaktan çekindiğiniz kesimler ilk fırsatta milletin, toplumun canını, bu defa intikamla, hırsla ve daha şiddetle yakarlar.

Yıllarca bu ülkede hata yapanlardan, milleti darbeleyenlerden, sisteme kafasına göre el koyup balans ayarı yapanlardan, anayasalara kendilerini korumak için zırhlar koyanlardan hesap sorulmadığı için milletin başından balyozlar, darbeler eksik olmadı. Gelen vurdu, giden vurdu. İlk defa milleti darbeleyenlerden hesap sorulmaya başlandı. Darbeciler, muhtıracılar, komplocular sigaya çekilir oldu. Ama bazıları “merhamet”, “af”, “insaf” efektleri geçmeye başladılar. Bunlar iki kısma ayrılabilir:

  1. Özellikle medyadan ve bazı yazar çizer takımından yükselen “95 yaşında adamı mı yargılayacağız?”, “koskoca paşa, genelkurmay başkanı tutuklanır mı?”, “genelkurmay başkanı terör örgütü mü kurar? Terörist mi olurmuş?” gibi söylemleri üretenler, genelde bunların eski suç ortakları olup, açıktan savunamadıkları için merhamet modunda, insan onuru formunda darbecileri, millet ve insanlık düşmanlarını savunma yoluna gidiyorlar. Bunların kaygılarından birisi de “acaba soruşturma daha derinleşir de bize gelirmi?” kaygısıdır. Bir yönüyle kendilerine ulaşmadan ön alma çabasıdır. Darbeciler, muhtıracılar malumunuz ortamı tek başlarına olgunlaştıramıyorlar. Gazeteci, yazar çizer cenahının ciddi desteği gerekiyor.
  2. Diğer merhametmeaplar ise milleti darbeleyen kripto ecnebi yapıların millete ve değerlerine olan husumetinin, nefretinin farkında olmayıp, ılımlı davranmakla bunların uslanacağı zannını taşıyan safdirik bazı zavallı yetkililer ve vatandaşlardır. Son günlerde medyaya düşen kodesteki bir ergenekon sanığının içeriden tehditleri bunlara en güzel cevap olacağa benziyor. Adam daha içeride iken “dışarıya çıkınca göstereceğiz, analarını belleyeceğiz; işleri buradan daha iyi organize ediyoruz; dişlerini sökeceğiz…” diyen ses kayıtlarını dinlemelerini öneririm. Bu adamların millete düşmanlığı sadece koltuk sevdasından, iktidar hırsından kaynaklanmıyor. Cibilli ve ırsi, ırki düşmanlıklar var. Eğer siz bu düşmanlıkları iki sokak serserisinin kendini tatmin ve gücünü tesis amaçlı tavırlarıyla bir tutarsanız; bu adamların tokadı asla ensenizden, dolayısıyla liderlik ettiğinizi düşündüğünüz milletin ensesinden inmez. Ayrıca 70 milyonun hakkına tecavüz etmiş, defalarca insanımız ayrıştırmış, vuruşturmuş, ülkeyi bilerek ve planlı kan gölüne çevirmiş, devlet ve onun silahlı güçlerini milleti bastırma, terbiye aracı olarak kullanmış zevatı affetmek ve onlara merhametle muamele etmek kimin hakkıdır ve harcıdır?

Malumunuz bu karanlık koridorun ilk erlerinden sanılan ama son olayların göstermesiyle son erlerinden olduğu ortaya çıkan zatın bazı maceraları oldu. Aldıkları kurumsal eğitimden dolayı millete tepeden bakan, 75 milyonu el işaretiyle, ses tonuyla korkutacağını zanneden bu adam bir defasında 7 ayrı laboratuarda ispat edilen bir belgeye “kağıt parçası” diyerek, bütün kurumlarla ve 75 milyonla dalga geçmişti. “Sizin topunuz buna belge deseniz de, ben kâğıt parçası diyorsam, bu öyledir” demeye getiriyordu. Yine bir defasında eline bir havan alıp millete karşı tutarak, Tv’lere yönelterek “korkmayın! bu borudur, boş bir borudur!” demiş ve 75 milyon önünde havan topunun masum bir boru olduğunu iddia etmişti. Bununla kazılardan çıkan havanları aklamaya çalışıyordu. Yani yargının karşısına kendi yüksek(!) itibarını ve kredisini ortaya koyuyordu.

Bu son erin en sembolik çıkışı Karadeniz’de, Trabzon’da bir geminin üstünden verdiği mesajdı. Malumunuz şapka inkılâbından sonra Karadenizliler şapka giymeye ve yeni harfleri kabule yanaşmamışlardı. Rivayet odur ki, zamanın Paşası Esed’in Lazkiye’de geçen yıl kendi halkını bombalamasına benzer şekilde savaş gemileriyle Trabzon’u topa tutmuştu. İnatçılığıyla bilinen Karadenizliler: “vurma paşam vurma! Şapkada giyecuuz, harfleri tersinden de okuyacuuzz!” diyerek zamanın paşalarına teslim olmak ve kendilerine dikte edilen şeyleri uygulamak, üstün (!) iradeye boyun eğmek durumunda kalmışlardı.

İşte son er paşanın Trabzon’da bir savaş gemisinin üstüne çıkmasının, yanına Menemen testileri gibi kuvvet komutanlarını dizmesinin, el kol hareketiyle ve ses tonuyla milleti tehdit etmesinin, “herkes duracağı yeri bilecek!” demesinin böylesine sembolik bir anlamı vardı. Bütün dekor, figüranlar; ama özellikle savaş gemisinin üstüne çıkılacak şehir taammüden seçilmişti. Son er paşa, ilk paşanın yaptığına özenmiş ve milleti, toplumu benzer bir yöntemle ve benzer tehditlerle hizaya getirmeyi, yola sokmayı ve korkutmayı tercih etmişti. Ama ne ülke aynı ülkeydi, ne halk. Ne de paşa aynı paşa!

Şimdi hukuk karşısında bir belgeye kendinden menkul “kağıt parçası” diyen, savaş gemisinin üstüne çıkıp kaba ve sevimsiz şekilde milleti tehdit eden bu adama sırf “paşa” diye, yıldızı bol diye merhamet mi edilmeli? Halkın onurunu, itibarını ayaklar altına alan, Tv’ler önünde millete hakaret eden bu adamın onuru korunmalı mı?

Milletin 5.000 evladını birbirine kırdıran, suçlu suçsuz ayrımı yapmadan 1 milyon insanı kodese tıkan, “bir oradan, bir buradan” diyerek gençleri astıran ve adalet uyguladığını iddia eden bir zorbaya yaşı 95 diye merhamet mi edeceğiz?  

Peki bunların yaptıklarının hesabını kimden soracağız? Bunlardan sonra bu tür zorbaların, balyozcuların darbecilerin çıkmamasını nasıl temin edeceğiz?

Kenan Evren’in gençleri asarken “asmayalım da besleyelim mi?” demişti. Tamam, Evren dönemi geçti; asmayalım ama. Bu kadar insanın hukukuna tecavüz etmiş, milletin anasını ağlatmış, kanun kural, hak-hukuk, sınır tanımamış bu adamları içeriye tıkmayıp da, salmalı mı? Yaptıkları yanına kar mı kalmalı. Adalet tahakkuk etmemeli mi?

Merhamet güzel ve yüce bir duygu ama herkes onu hakedemez.

 

www.yusufgezgin.com ‘dan alınmıştır.

  • Haberi Yazdır
  • Haberi PDF olarak bilgisayarına kaydet
  • Facebook' ta paylaş
  • Delicious hesabına ekle
  • Twitter' da paylaş
  • Myspace' de paylaş
  • Digg' de paylaş
  • Google' da paylaş
  • Friendfeed' de paylaş
  • Microsoft Live' da paylaş




Yorumlarınızın yayınlanması için "Yorum Kurallarını" okuyun.
TNT Tasarım Tanıtım Reklam Org.
Marmara Mah. Önder Cad. Büyük Çarşı No:91
Beylikdüzü / İstanbul
haber@beynet.com
         Friendfeed' de paylaş          
EN ÇOK ARANAN KELİMELER

Emlak | Devlet Hastanesi | Üniversite | Spor | Gazete | Haber | Otel | Gazetesi | Lisesi | Satılık | Kiralık | Emlak | Belediyesi | Resimleri | Pansiyon | Telefon | Firma | Adres | Sitesi | Valiliği | Tatil | Rehber | Sitesi | Beylikdüzü | Yakuplu | Gürpınar | Kavaklı | Beykent | Tuyap Fuarı | Esenyurt | Torium | Migros | Marmara Park | Skyport | Beylikdüzü Metrobüs | Beylikdüzü Firma Rehberi | Beylikdüzü Belediyesi |

Beylikdüzü bölgesinde ne arıyorsanız burada bulursunuz. Beylikdüzü firma rehberi, beylikdüzü haberleri.
TürkiyeMix (1999-2012) Kendi kentinizin sitesine sahip olmak için tıklayın.
© Tüm hakları saklıdır, Sitemizin tasarımı ve içeriği T.C. yasalarınca tescil ile korunmaktadır. Tamamı veya kısmen kullanılması durumunda adli takip başlatılacaktır.