İlkokul, ortaokul ve lise yıllarımı hatırlıyorum.
Yok yanlış anlamayın hey gidi günler hey deyip nostalji yapmayacağım,
Veli toplantısı dedik ya!
Babalarımız okula çağrılır, öğrencilerden şikayet üstüne şikayetler...
Sanki okulda her sınıfta mahkemeler kurulur, suçlular duyurulur, kalemler kırılır;
347 Hasan çok yaramaz
411 Yaşar ders dinlemiyor
213 Ahmet oturduğu yerde oturamıyor, sınıfı dört dolanıyor
147 Hülya dersdemi değilmi belli değil, habire hayal kuruyor, dalıp dalıp gidiyor
.
.
.
.
215 Mehmet Bir o var sınıfta, ondan memmunum.
Tüm velilerimizin kulakları aşinadır, tüm okullarımızda her sene sürer gider.
Merak ettiniz değil mi? Öğretmenlerimin benim için neler söylediklerini,
arasıra Mehmet olabilsekde genellikle Hasan, Yaşar ya da Ahmettik anlıyacağınız.
Şimdide çocuklarımız için biz gidiyoruz veli toplantılarına -Ellerinizden öper 2 oğlum var-
öğretmenlerimizden çocuklarımızla ilgili yargılamaları dinliyoruz...
Klasik trajedi aynen devam.
Sınıfta o kadar veli arasında çocuklarınızın hata/kusur/suç/kabahat ve daha neyi varsa yüksek sesle yüzünüze okunuyor...
Her bir veli olarak o kadar insan arasında mahcubiyetimizemi yanalım,çocuklarımızın suçlarına mı...
Neyse bakış açısını biraz değiştireyim, tebessüm edelim.
Veliler olarak bizler mazoşistmiyiz neyiz. Bizden önceki velinin çocuğu hakkındaki duydukları bizi gaza getirmişcesine,
bizimkinin suçu neler dercesine 'Hocam/Hoca hanım, bizim çocuk nasıl hele onlarıda bir söyle...'
Bir Allahın kulu çıkıp ne oluyoruz, neler oluyor, böyle veli toplantısı olmaz demiyor.
Üstad Necip Fazıl Kısakürek'in
'Durun kalabalıklar bu cadde çıkmaz sokak'
Haykırışını ortaya koymuyoruz.
TürkiyeMix (1999-2012) Kendi kentinizin sitesine sahip olmak için tıklayın.
© Tüm hakları saklıdır, Sitemizin tasarımı ve içeriği T.C. yasalarınca tescil ile korunmaktadır. Tamamı veya kısmen kullanılması durumunda adli takip başlatılacaktır.