
Hepimiz hatırlarız, pos bıyıkları, babacan tavrı ile şehrin zengini fabrikatör Hulusi Bey, sahibi olduğu işletmenin beyni, kalbi kısacası her şeyi. O düşünür, fabrika için gerekli her şeyi o bilir, ihtiyaçları o söyler. O olmazsa işletme iflas eder, ne yapacağını bilemez.
80 öncesi işletme anlayış ve zihniyeti buydu ve sahipleri dizilerce Hulusi Kentmenler'den ibaretti.
Peki yanlışmıydı,
O dönem için doğru idi.
Ama o günün doğrusu bugünün yanlışı.
Beşeriyetin olduğu yerde insan ürünü değerlerin/zihniyetlerin geçmişten geleceğe zaman ve mekan boyutunda mutlak doğruluğu söylenemez. Belli bir zaman doğru, sonrasında yeni doğrular üretmek lazım.
80 sonrası yönetim anlayışı bireyden (Hulusi Kentmen'den) topluluğa (yönetim kuruluna) dönüşüm yaşarken yeni doğrular, yeni alışkanlıklar kazandık. Kimilerimiz yeni doğrulara/yeni alışkanlıklara inatla karşı durmaya, eski alışkanlıklarını devam ettirmeye 'Hulusileşme'ye' çalışırken yerinde saymakla gerilerken, kimileri yeni anlayışla yeni ufuklara yol aldı başarıdan başarıya koştu.
Şimdi ise yönetim anlayışımıza daha başka doğrularla bugünün doğruları ile devam etmek zorundayız. Bir yönetim kurulu ile şirketi yönetmekten şirketi gruplara ayırıp her grubu bir yönetim kurulu ile yönetme noktasına geldik. Şirkette sektörlere göre yönetim kurulları oluşturduk. Yarının dünyasında bunlarda yetersiz olacak yeni arayış ve yeni paradigmalarla hareket etmek zorunda kalacağız.
Öyleyse her işletme sahibi, başını iki elinin arasına alıp düşünmek zorunda. Ben doğru zamanın doğru anlayışını mı sergiliyorum, yoksa 'Hulusi Kentmen'miyim'.
Tercihlerimizin ürünü başarımızda başarısızlığımızda. Doğru yerde doğru anlayışı gösteremiyorsak, işimize yansıtamıyorsak insan psikolojisinin vazgeçilmez alışkanlığı; Problemi(düşmanı) dışarıda aramak, imdadımıza(!) yetişiyor. Başlıyoruz kriz var, satış yok demeye.
Ne dersiniz kriz var mı? İnsan nüfusu, ihtiyaç ve ihtiyaç çeşitliliği hızla artarken, bölgemizde veya dünyada insan nesline yönelik kitlesel soykırımlar, kıtlıklar yokken kriz olması mümkün mü? Yoksa krizler içimizde mi?
TürkiyeMix (1999-2012) Kendi kentinizin sitesine sahip olmak için tıklayın.
© Tüm hakları saklıdır, Sitemizin tasarımı ve içeriği T.C. yasalarınca tescil ile korunmaktadır. Tamamı veya kısmen kullanılması durumunda adli takip başlatılacaktır.