ABD, İran tehditlerini gerekçe gösterip "Türkiye'yi merkeze alacak" füze kalkan projesini NATO toplantısında belirtti. Türkiye'den farklı seslerde yükselmeye başladı. Başbakan; emrivaki yapılmadı diyerek tepki gösterirken talep olmadığını da belirtti.
Milli Savunma Bakanı Gönül; müzakereler sürüyor diyerek Kasım ayındaki NATO toplantısı tarihini işaret etti. Biz de PAC-3 füzelerini satın almayı düşünüyoruz. Patriot füzelerinin satışına onay verildiğinde füzelerimiz olacak. Bu gelişmeler sistemin bir parçası olabilirliğini de gösteriyor… Yalnız, bizimle birlikte 18 NATO ülkesi var. Niye sadece bu konuşlandırma bizde olacak diye de akla sorular gelmiyor mu? ABD'nin kısaca taleplerine bakacak olursak; hava savunmaları değerlendirilerek koruma kalkanı… Suriye-İran'nın sahip oldukları füze kapasitesi dikkate alınarak beklenmeli, uygun yerlere konulması… Füze savunmasını Türkiye'nin üstlenmesi…
NATO Savunma Bakanları toplantısı 20 Kasım'da, liderler zirvesinde projenin onaylanması gündeme gelecek. Biz de Meclis'e havale edeceğiz tabi. Füzeler Karadeniz, doğu ve kuzeydoğu Anadolu'ya yerleştirilecek. Ancak; bu proje tüm NATO üye ülkelerinin uygun kararıyla değerlendirilmesi beklenecek. Doğacak riskin üstlenilmesi, savunma gereçleri verilmesi gerekir. Ülke olarak "hiçbir komşumuzu" hedef almadık. Peki onay çıkarsa ne olacak? Karadeniz'deki yüzer gemilere füzeler yerleştirilecek. Bu proje aslında Polonya-Çek cumhuriyetlerinde olacaktı, Ruslar karşı çıkınca bize yönelindi… Türkiye'nin dünyadaki stratejik konumu bir kez daha gözler önüne getiriliyor. Öyle bir konumdayız ki; boğazlar her zaman Avrupa ve dünyadaki önemi bakımından iştah kabartıyor.
Her ülkenin olduğu gbi bizim de bir çizgimiz var. Ülke menfaatları göz önüne alınarak siyasi gelişmeleri izleyeceğiz. Tüm komşularımıza da projenin tehdit olmadığı iyi anlatılmalı. Zira ilişkileri zar-zor düzeltmeye çalıştığımız komşularımızı da üzmemek gerekir diye düşünüyorum.