
Anadolu'dan İstanbul'a gelmek isteyen milyonların ilk durağı olan gar; 2 yıl bakımda olacak ve sonrasında da başka bir resimle yerini alacak hayat sahnesinde..
Dün, 13 Yıl önce, Siirt’te geçirdiğim günler geldi aklıma.
Haber yapmak için gitmiş, yaşayan haberlere de şahit olmuştuk bu seyahatte.
Osman...
Siirt’te yaşayan Osman, 15 Yaşındaydı, okuyordu, çalışıyordu, ailesine bakıyordu ve geleceği için para biriktiriyordu. Bizim için çok az bir miktardı kazandığı ama gözlerinden okunan çalışkanlık, idealler, düzen, prensipleri ilk andan itibaren saygıyla dinlenmesi gereken bir genç olduğunu haykırıyordu çevresindekilere...
“Para biriktirince n’apacaksın?” diye sormuştum Osman’a.
O da anlatmıştı:
- 3 kardeşim var. İki kız, bir oğlan. Kızların gelinlik çağı gelince para lazım olur. Oğlan daha ufak, büyüyüp okusun önce.
- Peki ya baban?
- O da çalışıyor ama yetmiyor kazandığı. Anneme de para lazım. Evi çekip çeviren o aslında.
- Ya kendin için. Kendin için de para biriktiriyor musun?
- Okulum bitsin, bir yerde çalışırım. Emekli olunca da ver elini İstanbul. Ölmeden görmek istiyorum oraları. Sahi abla, sen oradan geldin, anlatsana biraz İstanbul’u. Trenden inip ‘Seni yeneceğimİstanbul’ derim değil mi ben de?
Son treni uğurlarken Haydarpaşa’dan, Osman geldi aklıma...
Eğer bu kadar yıl içinde gelmişse, merdivenlerinden haykırmıştır belki de İstanbul’a. “Seni yenmeye geldim İstanbul!” diye.
Yok, planladığı gibi yaşamışsa hayatını; 28 yaşında bir genç adam olarak Siirt’tedir hala ve emekli olup, gelip göreceği İstanbul için para biriktiriyordur.
‘Taşı toprağı altın İstanbul’a geliş şekil değiştirdi artık.
Otobüs, uçak, gelecekteki hızlı tren...
Eski trenler nostalji oldu bile...
TürkiyeMix (1999-2012) Kendi kentinizin sitesine sahip olmak için tıklayın.
© Tüm hakları saklıdır, Sitemizin tasarımı ve içeriği T.C. yasalarınca tescil ile korunmaktadır. Tamamı veya kısmen kullanılması durumunda adli takip başlatılacaktır.